En son yorumlar

Trabzon-Arakli-Konakönü..
burasi istanbul bogazindan daha guzel

Karadenizden

trabzonnethaber
2010-2011 sampiyonluğu alınmadan yeni şampiyonlukları unutun..! e-Posta
Trabzonspor
Salı, 29 Ağustos 2017 20:48

celal_kadioglu_korkuttu_h281038_010bb.jpgBen hainim ya siz!

Tarih: 3 Temmuz 2011…

Yıllardır illegal yollarla Trabzonspor’un önünün kesilmeye çalışıldığı bu tarihte ilk kez belgelendi.

Türk futbolunu katleden bu kanserli yapı ilk kez ifşa edildi, yeşil sahaları kirleten çamur deşifre edildi, hak hukuk dinlemeyen, herşeyi para ile satın alabileceğini düşünen adaleten uzak oluşum gün yüzüne çıkartıldı.

Kısacası 1995-1996’da, 2004-2005’te, 2010-2011’de Trabzonspor’un, kim bilir hangi seneler kimlerin kupasını çalanlar, o oluşumun paydaşlarından Aykut Kocaman’ın da dediği gibi “radara yakalandı.”

Ve böylece Türk futboluna, yıllardır kanını emen ve başarılı olmasının önünde çamur yumağı gibi duran o yapıdan kurtulma fırsatı doğdu.

Müslüman toplumların en büyük düsturu olan Hz. Ömer’in adalet anlayışının, hak-hukuk dinlemeyenleri futbolun içinden temizlemesi beklenirken, tam tersi oldu ve suçlular güçlü, mağdurlar suçlu ilan edildi.

Tam 6 yıl geçti…

Müslüman ülkem Türkiye’min futbolu yönetenlerinin adaletsizliğin üstünü örtmesini ve Trabzonspor’a üvey evlat hatta vatan haini muamelesi yapmasını hayretler içinde izleyerek bugünlere kadar geldik.

Müslüman ülkemde gördüğümüz adaletsizlik karşısında elin hristiyan avrupalısından adalet bekler olduk. UEFA, CAS derken FIFA’ya kadar geldik.
Yıllardır kan kustuk, vatan haini olduk, ezildik, dışlandık ama asla yılmadık.

Adalet bekleyen, hakkını arayan, ülkesi ve bayrağı için canını vermekten asla imtina etmeyen bizler vatan haini isek, hak hukuk dinlemeyen başkalarının hakkını gasp eden ve kul hakkı yiyip insan eti ile beslenenler nedir.

Elhamdülillah Müslümanım…

Trabzonspor’un çalınan hakkının geri alınması için sonuna kadar da mücadele edeceğim.

Adalet mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Eğer bu hainlik ise evet ben hainim!

Bu dünyanın sonu gelecek, bir gün gerçek mahkemeler kurulacak, işte orada herkes adilce yargılanacak. O gün adaletsizlik karşısında ne yaptın diye sorduklarında, “Susmadım, gözlerimi kapatmadım, dilsiz şeytan olmadım, onun için hainlik yaptım. Ben şike ve şikecileri karşı olduğum, hak ve haklının yanında olduğum için hainim. Ben vatanım ve bayrağım için ölüme bile gözümü kırpmadan gidebilecek kadar hainim. Ben ülkemi kirleten pisliklere karşı gelebilecek kadar hainim. Adalet ilkesinden vazgeçmeden hakkını arayacak kadar hainim. Ülkemi bölmeye çalışan terör örgütleri ve sempatizanlarına karşı mücadele edebilecek kadar hainim. Ben vatanı ve bayrağı için canını verebilecek hain bir Trabzonlu ve Trabzonsporluyum. Cezam neyse razıyım" diyeceğim.

Ya o hak hukuk dinlemeyen, hırsızlık yapan, ülkeyi bölmeye çalışan FETÖ'cülerle pazarlık masasına oturan, onları kulüplerine üye yapan, yeşil sahada onlarla dostluk maçı oynayan, istediklerini alamayınca da kumpas diyerek pisliklerini örtmeye çalışan, adaletsizliği savunan, haksızlık karşısında susan ve şikecileri savunan vatan evlatları(!) ne cevap verecek merak ediyorum.


***


2010-2011 sampiyonluğu alınmadan yeni şampiyonlukları unutun..!

Trabzonspor her sene ince ince doğranıyor, yoluna taş koyuluyor.

Sezona Konyaspor galibiyeti ve Fenerbahçe beraberliği ile başladıktan sonra her ne kadar iyi futbol oynamadan Göztepe karşısında kaybetse de Bordo-Mavili takımın hakem Serkan Çınar tarafından nasıl katledilmeye çalışıldığına şahit olduk.

Rizespor’un küme düşmesinden bile sorumlu tutulan Trabzonspor’a üvey evlat muamelesi yapılıyor.

Yıllardır kuşbaşı kuşbaşı doğranıyor... Ancak o kadar büyük bir camia ki Trabzonspor hala devrilemiyor, inadına direniyor, savaşıyor, her sene şampiyonluk parolası ile yola çıkıyor.
Ancak gördüklerimiz karşısında Mustafa Çelik'in son sözleri aklıma geliyor; “Bizi yine şampiyon yapmayacaklar.”

Evet! Trabzonspor 2010-2011 yılında elde ettiği ve elinden çalındığı resmen belgelenen şampiyonluğunu almadığı sürece asla şampiyon olamaz, yapmazlar, yapmayacaklar. İşte onun için topyekün bir araya gelinerek son viraja girilmişken gasp edilen o hak söke söke alınmalıdır. Bu iş sadece FIFA’ya kağıt üzerinde başvurmakla olmaz, mücadele etmek, o kupayı istediğini göstermek, kağıt üstünde, toplum nezdinde gerekli PR ve lobi çalışmasını yapmak, haklı olduğunu ve hakkını kimseye yedirmeyeceğini dosta düşmana göstermekle olur.
Kazanılmış şampiyonluğunu alamadığın sürece bundan sonra da senin hakkını peynir ekmek gibi yerler ve seni asla şampiyon yapmazlar, önünü keserler, sonra da vatanı bölmeye çalışan çete ile masaya oturup pazarlık yaparlar, istedikleri olmayınca da kumpas derler, şikeyi örterler.

Önce bu savaşı omuz omuza verelim, sonra içimizde birbirimizi yemeye devam ederiz.

Yönetim öncülük etsin, camia peşinden gelsin... Bugüne kadar kağıt üstünde verilen hak arayışı mücadelesi artık sokakta, sosyal medyada, İsviçre'de, neresi gerekiyorsa orada korkusuzca verilsin ki, bundan sonra kimse Trabzonspor'un hakkını yemeye tenezzül bile etmesin. Trabzonspor şampiyon olacaksa önce kazandığı Fenerbahçe'nin müzesinde rehin tutulan kupasını geri almalı. 

Unutmayın; Hak verilmez alınır...

NOT: 100 yıl da geçse unutmayacağız, unutturmayacağız.
Tarih şike yapanları da, onları savunanları da, şike ile savaşanları da yazacak.

Celal kadioglu

kaynak: haber61
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı değilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.

busy
Bu haber toplam 775 defa okunmuştur